Salı, Temmuz 23, 2019
Yazı Boyutu

DEPREM GERÇEĞİ VE GELECEĞİMİZ - Tarihsel Veri ve Çıkarılacak Dersler

İçerik Sayfaları
DEPREM GERÇEĞİ VE GELECEĞİMİZ
Dünyada ve Avrupada Deprem
Ülkemizde ve Balıkesir'de Deprem
Marmara Bölgesinde Deprem ve Faylar
Sanayi Bölgesi ve Fay Kırıkları
Yıkılan Medeniyetler, Kyzikos
Tarihsel Veri ve Çıkarılacak Dersler
Son Söz
Tüm Sayfalar

Buradan çıkarılacak en önemli ders, tarihte İstanbul şehri ciddi depremlere maruz kalmış olsa da tamamen terk edilecek bir yıkıcılıkta depreme hiç sahip olmadı ve günümüze dünyanın en önemli şehirlerinden biri olarak geldi. Karşı yakada bulunan Kyzikos ve Erdek ise hiçbir zaman yakasını deprem illetinden kurtaramadı ve tarihin derinliklerine gömülmekten kurtulamadı. 

Özellikle Prof. Dr. Şener ÜŞÜMEZSOY İstanbul'dan ziyade Bandırma ve Bursa'yı risk alanı içinde göstermektedir. Erzincan Depreminin 20. yılı nedeniyle Erzincan'da yapılan bir etkinlik esnasında yaptığı açıklamalarda " İmralı'nın güneyindeki fay hattı da gerçekten İstanbul için değil ama güney için yani Bursa, Bandırma ve çevresi için risk taşıyan bir olgudur." demiştir. Konuşmasında başka bir bölümde ise "İstanbul'da Kumburgaz'daki fay hattı 40 kilometrenin altındadır ama onun güneyinde asıl Kuzey Anadolu fay hattının Erzincan'dan çıkıpta İstanbul'da Çınarcık'a kadar geldikten sonra onun ana yolunu İmralı'nın güneyinden Mudanya üzerinden Bandırma'ya doğru giden bir hatta deprem bekleniyor ve o hatta da 7 şiddetinde bir deprem olabilir ve bu deprem İstanbul'u sarsar ama Bursa ve Bandırma'ya daha fazla bir risk oluşturur."

Sayın Üşümezsoy'un verdiği bilgiler doğrultusunda kırılması beklenen fayın bir ucu Sanayi Bölgesinin içinden geçmektedir. Yani şöyle bir çıkarım yapabiliriz ; Deprem sanayi bölgesinin doğrudan içinde olabilir. Unutmayalım ki faylar depremin sebebi olabildiği gibi sonucu da olabilir. Sayın Üşümezsoy'un 1999 depreminden sonra halkı bilinçlendirmek adına verdiği birçok bilginin yapılan incelemeler ile doğrulandığını da söylemeden geçmememiz gerekiyor.

911 Arama Kurtarma Derneğinin çabaları ile Bandırma'da geçtiğimiz yıllarda bir deprem semineri gerçekleştirilmişti(Seminer bilgileri için TIKLAYINIZ). Bu seminerde özellikle Prof. Dr. Uğur KAYNAK tarafından verilen bilgiler ve ortaya sunulan tezler ile Bandırma'mızın çok tehlikeli bir depreme her an maruz kalabileceği ortaya kondu. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu tarafından verilen bilgiler ise tezleri güçlendiren ekstra depremsellik ile ilgili yeni yaklaşımlar içeren bilgilerdi. İkisi de aslında aynı şeyi söyledi ; " Bandırma ve bölgenizde büyük depreme hazır olun."

Artık birçok akademisyen İstanbul depremi üzerine yoğunlaşan tartışmaları suni bulmakta ve bu tartışmaların amacının belirli bölgelerdeki "Konut Projelerine" ilgi çekmenin bir yolu olduğunu söylemektedir. Buradan İstanbul'da ciddi bir deprem olmaz demiyoruz, ancak bölgemizin önümüzdeki süreçte yıkıcı bir depreme maruz kalma ihtimalinin İstanbul'da beklenen depremden büyük olduğu gerçeğidir. Bunu sadece bilim söylemiyor, tarih verileri de destekliyor.

Bu durumda depremde yıkılmış bir siyasi partinin binasında asılı olan trajikomik sloganını hatırlatmalıyız diye düşünüyorum ; "Konuşma Çalış - Söyleme Yap";

Deprem ve Siyaset : Konuşma çalış, söyleme yap...

Ya da üstümüze vazife olmayanlar yerine işimizi dosdoğru yapsak, nasıl olurdu acaba?

Dostdoğru İnşaat ve Depremde Yıkılan Bina

Sahte kontroller, sözde hesaplar-kitaplar, meydanlarda bağırıp çağıranlar, sonunda çocuklarımızın hayatına üç kuruş için göz dikenler ;

Van Erciş'de yıkılan YURTKUR Binası

Son sözümüz için okumaya devam edin...