Perşembe, Aralık 12, 2019
Yazı Boyutu

BİLMEDİKLERİNİZ İLE YÜZLEŞİN

Eski Betonarme Yapılar Niye Tehlikeli?HAZIR MISINIZ? BİLMEDİKLERİNİZ İLE YÜZLEŞİN...

İnşaat sektörü, sektörü düzenlemesi gerekenler tarafından yıllardır başıboş bırakılmış. Günümüzde özellikle 1999 – 17 Ağustos depremi sonrasında birçok düzenleme yapılmasına rağmen boşluk çok. Sistem sistemsizlik içinde yürüyor. Birkaç iyi adamın iyi niyetili çabalarına rağmen odalar ve hükümet kapışması da sistemin en sistemli çalışan emekçileri meslek odalarının yereldeki çalışanlarını ve yöneticilerini vurdu. Peki durum gerçekten vahim mi? Eski yapılardaki durum ne?

Gerçekleri duymaya hazır mısınız? Bu satırlardan zaman zaman yazacağım yazılar ile sektör sorunlarını ve inşaat mühendisliği mesleğinin detaylarını yazacağım. Hazır mısınız? Bilmedikleriniz ile yüzleşmeye başlayalım o zaman...

ESKİ YAPILARIN DURUMU VE DEĞERLENDİRİLMESİ ;

Her sektörde yaşandığı gibi inşaat sektöründe de teknolojinin payı sayesinde inşaat mühendisliği mesleği gitgide gelişiyor. Bugün 30 yıl öncesinde bulunulan noktanın çok ötesindeyiz. Bu gelişmeye paralel olarak yaşanılan acı deprem tecrübelerinin yapılar üzerindeki etkileri bilimsel olarak incelenerek elde edilen sonuçlar da bizleri ileri götürmüştür.  Ancak sorunlarımızda teknolojik değişimle farklılaşıp çarpıklaşarak daha derinleşti. Bu konuya daha ileride değineceğim. Şimdi ki konumuz öncelikle eski yapılar!!!

Eski ustalardan veya komşunuzdan veya evinizin yapımında çalışmış işçilerden şu tür söylemleri sıkça duyarsınız; “Bu binanın temeline atılan demir-betona göre bu bina 20 katı çeker” veya “Adamlar kalıba bir demir bağladılar, neredeyse iki bina dikilir o demirle!!!”. Bu ifadeler tabiki de gerçeklerden çok uzak abartma sanatının sonuçlarıdır. Yalın olan gerçek ise eski yapıların ciddi risk ihtiva ettikleri. Peki neden?

Maddeleyelim ;

1. Eski yapılarda beton kalitelerinin aşırı düşük olması diyerek başlayalım. Bunun sebebi genelde o dönemlerde betonların elle dökülüyor olması diyebiliriz. Ayrıca ilk dönem hazır betonlarında kalite standartlarının pek yakalanamadığı bir gerçektir ve yine ilk dönem hazır beton dönemlerinde şantiyede betona teknoloji ürünü ilave akışkanlaştırıcı katkı yerine beton kalitesini ciddi anlamda düşüren su ilave edilerek akıcılık sağlandığı da çok bilinen bir gerçektir. Teknik detaya girmeden gereğinden fazla suyun zararını şöyle açıklayayım; Su uçar yerine hava boşluğu kalır. Bol hava boşluklu beton ise yeterli yükü taşıyacak dayanımı sağlayamaz. Uzun yıllardır hazır beton firmalarının irsaliyelerinde kendilerini hukuki anlamda korumak adına şöyle bir ifade bulunur; “Şantiyede betona ilave edilen her türlü katkı veya suyun sorumluluğu alıcıya aittir...”. Eski yapılar ister 1999 deprem öncesi olsun, ister 1985 veya 1970 yapımı olsun betonlar kendilerinden beklenen dayanıklılığı genelde sağlayamayacak durumdadır. Bunun bir diğer sebebi, eski betonlarda vibratör ismi verilen titreşim araçlarının hiçbir şekilde kullanılmamış olmasıdır. Vibratör kullanılsaydı betonun kalıba yerleşme sorunu ortadan kalkacağından ilave su ihtiyacı da azalacaktı. Vibratör kullanılmayan beton, içeriğinde sürüklü bulunan havayı dışarıya atamaz, yerine düzgün ve sıkı yerleşmez ve istenilen beton dayanımını kesinlikle sağlayamaz. Peki betonlar öyle ya da böyle dökülmüş, başka betona dair hata yokmudur sizce? Olmaz olur mu, hala daha yanlış bilinen büyük bir hata daha var ; “Beton sabah erken saatte ve akşam geç saatte sulanır”. Bu yanlış bilgi yüzünden yazın sıcağında dökülmüş birçok beton ilk 10-15 gün yeterli sulama yapılmadığı için istenilen dayanıma ulaşamamıştır. Beton özellikle ilk bir-iki hafta devamlı nemli kalacak şekilde sulanılmalı veya nemini dışarıya vermesini engelleyecek bir katman ile örtülmelidir (bunun için keçe veya kimyasal solüsyonlar bulunmaktadır). Evet, betonlar ya kötü döküldü, ya da gerektiğince korunmadı. Eğer eski bir evde yaşıyorsanız muhtemelen sizin evinizinde durumu bundan ibaret. Tereddüde mi düştünüz? Gerçekleri öğrenmek bir test firmasını çağırıp kolon-kiriş betonlarınızdan numuneler alınmasını sağlayıp basitçe kırma deneyleri ile gerçekleri öğrenebilir, ya da en sevdiğim sözlerden birini uygularsınız; “Cehalet mutluluktur...”

Bilgi rahatsız eder, bunları okuduysanız sizin için artık birşeyler değişmiş olmalı. Peki eski yapılar hakkında yazacaklarımız bitti mi? Hayır, bu daha başlangıç ve eski yapılar konusunda yüzleşmeye devam edeceğiz.